7 Ağustos 2016 Pazar

Aşk...

Orhan, yürür yollarda sabahın ışıkları eşlik ederken ona. Bellemiş ki dünyalık yalandır, içinde saklı olandadır ibret. Tecrübe az, vakit dardır canı yar olmaz ise, gönlü O' nun tahtıdır madem cümle varlık bir ise...
Mana arar durur miskin, aşkı tatmaktır emeli, aşk ile kavrulmak, pişerek yoğrulmak ister. Nefsine gem vurup varlık içinde hiçlik ister, gönül bahçesindeki yar ile arşa değmek ister durur.
Çağırır mevlasını her dem olsun, bilir ki bir kul çıkar aşkı öğretir ona, yola devam etmek ister. Varlık birdir bire varır deyip yana yana ulaşmak ister mevlasına...

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Assos


Assos' dayım, sahilde... Şezlongun üzerinde oturuyorum. Çok hafif bir rüzgar esiyor, karanlık deniz ışıkların yakamozlarıyla aydınlanıyor. Küçük küçük dalgalar vuruyor sahile, sürekliliği temsil eder gibi, rüzgar var sanki o oldukça hafif dalgalar hep oluşacakmış gibi. Her
şey birbiri ile bağlantılı, oluşan rüzgar aynı anda kaç tane duygu yaşatıyor. Tenimi okşuyor hafifçe, o anı güzelleştirmek için, hafifçe esmesinin diğer bir nedeni de denizde dalgalar oluşturarak hoş sesler çıkartması, beynimi dinlendirmesi, beni düşüncelere sevk etmesi, sürekliliği olan şeyleri göstermesi sanki hakikati anlatıyorlar. Sadece bir rüzgar bunları yapıyor. Yukarıya bakıyorum, yıldızlar örtülü değil, anlatmaya çalışıyorlar bakmamı istiyorlar. Böcek sesleri var etrafımda, sanki her varlık sureti ne ise onunla anıyor yaratanlarını, biz insanlara göstermeye çalışıyor kendisini. Bilinmek istiyor, öğrenilmek istiyor, anılmak istiyor.