5 Ekim 2011 Çarşamba

Zaman...

          Düşüncelerim akıp gidiyor yine kafamda... Kendimi alıkoyamıyorum, umarım isteklerim, arzularım da zaman gibi hızlı bir şekilde benim olur. Bu dünyadaki hiç bir şey zamandan hızlı değildir. Nereye gitsen, ne yapsan, ne kadar hızlı olursan ol hiç birşeyi sıfır saniyede yapamazsın, belki yaptığın işin hızıyla geçen zamanı azaltabilirsin ama yinede ona yetişemezsin, yeterli olamazsın yaptığın her hamle, her hareket zaman demektir. Bütün planlar zamana göre yapılır. Zaman hayatımızın her anında yanımızda düşünün bir yere gidiyoruz örneğin gideceğimiz yere erken gittik ve ona bağımlı olarak oraya gitmemiz gereken saatin gelmesini bekleriz fakat geç gidersek kaçırmış oluruz zaman acımasız hem bekletir, hemde beklemez ama şunu da unutmamak gerekir bu da insan aklının bir eseridir.
         Bana şunun cevabını kim verebilir ? Zaman olmasaydı insanlar dünyada ne yapabilirdi ? Nasıl haberleşir, anlaşır, sözleşirdi ? Zaman insanların mükemmel zekasının bir ürünü ve otokontrol, kontrol sistemidir ve başlıbaşına insan, dünya devrimidir. Aklı kontrol edebilmek, düşünceleri kontrol edebilmek, plan yapabilmek ve anlaşmak için hazırlanmış bir sistem ve kısaca mükemmel bir kuram veya kuraldır, kesindir. Kesin olan herşeyin bir de sonucu vardır.
         Zamanı yakalamaya çalışmayın o sizi istediği zaman yakalar veya bırakır. Böylece geçmiş ve gelecek oluşmuş her canlının ömrü ortalama olarak belirlenmiştir. Saniyeler her şeyin ilacıdır o geçmeden hiç birşey değişmez. Yaşanan herşey yaşanmış ve bitmiştir. Şu anda bile yazdım ve yine geçiyor, yine geçiyor ve yine geçti... Yakalayamayız... Benim isteklerimde keşke bu kadar hızlı olabilse ama olamaz hepsinin yeri var. Bir gün gelecek aklımdakilere sahip olacağım elimde olacak tüm istediklerim bunu hissediyorum ve o bu zaman kadar gerçek içimde hissettiklerim. Fakat ona bağlı bir şekilde, onun sayesinde...

Orhan'ın küçükken sorduğu sorular :)

  • Hayatımdaki dönüm noktası acaba nasıl olacak ?
  • Hayata gelme sebebimiz gerçekten nedir ?
  • Hayata nasıl geldik ? Neden hayat var ?
  • Neden bu gezegende insan olarak yaşıyoruz ?
  • Düşüncelerim, aklımdaki tutkularım, öğrendiklerim nasıl oluyorda benim eylemde bulunmamı sağlıyor ?
  • Nasıl mantıklı kararlar verebiliyorum ? Yada bu verdiğim kararlar neye, nelere göre mantıklı oluyor ?
  • Allah'ı nasıl bulduk ?
  • Yaşarken yapmam gereken şeyleri, amacımızı nasıl bulduk yada bir amaç var mıdır ? Ben şunu şunu yapacağım sonra da şu olacak diyebilir miyiz ?
  • Yaşamamız kesin değilken neden durmadan kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz yada neden sıradan olarak yaşamayı seçenler oluyor ?
  • İnançlarımız bizi nasıl yönlendiriyor ?
  • Neden bilmediğimiz şeyler bildiklerimizden çok ? gibi sorular :))

Karar Verin!

           Umutsuzluk neden var? Bence saçmalık, herkes umutsuzluğa kapılabilir. Buna bende dahilim tabi ki... Peki neden ? Neden bu duygu içimizi çoğunlukla kaplıyor düşündünüzmü ? Neden yapacak çok şey varken hiç birşey yapamayacağız gibi geliyor ? Bunun tek ve en büyük nedeni tembellik, tembelliktende ziyade yapmamız gerekenleri bizden büyük görerek üşenmek. Aslında bu hayatta herşey bizim yapmamız için var. Herkes hayat acımasız diyerek savunma mekanizmaları üretiyorlar. Bence bu yanlış, tamam belki hayat uzaktan bakınca bizden güçlü görünebilir fakat sizce onu güçlü yapan sadece ve sadece biz değilmiyiz ? Yani etkiye tepki gibi bir şey bu... Hayatta hiç bir şey isteğimiz dışında oluşmuyorsa neden hayatı kendimize göre güçlü görüyoruz. O güçlü değil, onu güçlü yapan bizim aklımız. En küçük olarak bir örnek verirsem, mesela ben bu yazıyı yazmaya karar verdim, yazıyorum bana kim engel olabilir? Kim olabilir? Cevap bulamıyorsunuz sanırım... Ben size söyleyeyim kimse... Sadece kendim, iradem, düşüncem ve aklımın yarattığı üşenme duygusu.
           Her zaman yapılması gerekenler var. Bu zamana kadar genelde içimi hep bir umutsuzluk kaplayıp dururdu. Hepsi saçmalık önemli olan yapılması gerekenler için karar vermek. Bundan sonra daha kararlı olacağım. Derslerimden korkmayacağım, sevgilimden ayrıldığım için üzülmeyeceğim, şu anda bir gelirim olmadığı için endişe duymayacağım... Yapmam gerekenler var. Yapmalıyım! Başarıyı yakalamam yapmaya karar verdikten sonra olur. Karar vermeden ümitsizin teki olurum. Neden yapabileceklerim varken ümitsizliği seçeyim. Önemli olan başlamak. Başlangıcı olan herşeyin bir de sonu vardır ve sonu olan herşeyinde yeni bir başlangıcı, işte hayatı insana karşı güçlü kılan hiç bir şeye başlayamaması yada başlamamasıdır. Hayat insanoğlunun ürünüdür. İnsan oğlu olmasa hayatta olmazdı. Onu biz yarattığımıza göre ona neden bizden güçlü olma şansını verelim ? Aynaya baktığım anlarda yüzümdeki mimikleri, jestleri, etki gücümü veya zayıflığımı herşeyimi kendim, ben yapıyorum. Bunları aklım sayesinde yapıyorum. Kontrol benim elimde, Davranışlarım benim elimde, o halde gelecekteki bende benim elimde!..
          Umutsuzluğu aklımızda yarattığımız her an, düşündüğümüz her saniye yapmamız gerekenler için harcayacağımız zamandan düşülüyor. Yani, kısa bir tabirle zaman kaybı, kendimizi bu düşüncelerle yıpratırken bizim için yeni bir başlangıcı olan sonu yaklaştırıyoruz. Tamam sonunu biliyoruz, ölümü... Peki bu sondan sonraki başlangıca neden iyi başlamayalım ? Neden yaptığımız şeylerle hem dünyada hem de diğer alemde ölümsüz olmayalım ? Dünyada ölelim ama ölümsüz olalım. Yaptıklarımız hatırlansın. Sonra da öbür dünyada yeni bir hayata başlayalım ordaki yerimiz dünyada konuşulanlarla bize referanslık yaparak bizi ordada saygın hale getirmez mi ?
          Artık korkmayacağım! Geçmişte yaşadıklarım geçmişte kaldı. Geçmişimin bana kattıkları ile bu seviyedeyim. Yaşadıklarım sayesinde bu yazıyı yazabiliyorum. Bu yazıya da başladım ve şimdi sonu geldi. Hayatımızın %50 si zaten uykuyla geçerken sizcede birşeylere karar vermenin zamanı değil mi ? Cevabı içinizde saklı size bırakıyorum...